Türk Ticaret Kanunu

 

Bilindiği üzere 30 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6335 sayılı Kanun ile “Türk Ticaret Kanunu” İle “Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun” da bazı değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişiklikler çerçevesinde özet yol haritası aşağıda ki gibidir:
1- Kanunun, Bağımsız Denetime Ve Finansal Tabloların Türkiye Muhasebe Standartlarına Göre Düzenlenmesine İlişkin Hükümleri 1 Ocak 2013 Tarihinde Yürürlüğe Girecek.
Bakanlar Kurulunca ciro, aktif büyüklüğü v.b kriterler esas alınarak belirlenecek Anonim ve Limited şirketler bağımsız denetime tabi olacak. Bu belirleme henüz yapılmadı. Denetçi, Bağımsız Denetime tabi tutulan şirketlerin yetkili organı tarafından en geç 31/3/2013 tarihine kadar seçilecek. Seçim ile birlikte eski Kanuna göre görev yapan denetçinin görevi sona erecek. Seçimden sonra, yönetim kurulu, gecikmeksizin denetleme görevini hangi denetçiye verdiğini ticaret siciline tescil ettirir ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile internet sitesinde ilan eder.
Bakanlar Kurulunca ciro, aktif büyüklüğü v.b kriterler esas alınarak Bağımsız denetime tabi olmadığına karar verdiği limited ve anonim şirketlerde eski Kanuna göre görev yapan denetçilerinin görevi de 31/3/2013 tarihinde sona erecek. Bu tarihe kadar eski Kanuna göre görev yapan denetçi veya denetçilerin herhangi bir sebeple vazifelerinin sona ermesi hâlinde diğer murakıplar ilk genel kurula kadar görev yapmak üzere birisini seçerler.
On yıl içinde aynı şirket için toplam yedi yıl denetçi olarak seçilen denetçi üç yıl geçmedikçe denetçi olarak yeniden seçilemez.

2-Kanunun, İnternet Sitesi Kurma Yükümlülüğüne İlişkin Hükümleri 1 Temmuz 2013 Tarihinde Yürürlüğe Girecek.
Sadece Bağımsız Denetime tabi olan sermaye şirketleri, kuruluşlarının ticaret siciline tescili tarihinden itibaren üç ay içinde bir internet sitesi açmak ve bu sitenin belirli bir bölümünü şirketçe kanunen yapılması gereken ilanların yayımlanmasına özgülemek zorundadır.
Bağımsız Denetime tabi olacak olan şirketlerden İnternet sitesi olanlar 1 Ekim 2013 e kadar internet sitelerinin belli bir bölümünü belirlenecek bilgilere ayırmak, internet sitesi olmayanlar ise 1 Ekim 2013 tarihine kadar internet sitesi açmak ve bu sitenin belli bir bölümünü bu bilgilere ayırmak zorunda.
İnternet Sitesinde yayımlanacak bilgiler Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca yayımlanacak bir yönetmelikle belirlenecek. Ancak, sitede anonim şirketlerde yönetim kurulu başkan ve üyelerinin adları ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı, limited şirketlerde müdürlerin adları ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye miktarı olacak.
Şirketlerin Bilançosunun, Gelir Tablosunun, Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunun ve Denetçi Görüşünün internet sitesinde ve ticaret sicili gazetesinde ilan edilmesine yönelik zorunluluk kaldırılmıştır.

3-Ticari Mektuplarda Ve Ticari Defterlere Yapılan Kayıtların Dayandığı Belgelerde Bulunması Gereken Bilgiler 1 Ocak 2014 Tarihinde Yürürlüğe Girecek.
Anonim, Limited Ve Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirketlerin kullandığı belgelerde aşağıdaki bilgilerin bulunması zorunlu.
1-Ticaret Unvanı
2-İşletmenin Merkezi
3-Ticaret Sicili Numarası
4-İnternet Sitesi Adresi (İnternet Sitesi Oluşturmakla Yükümlü Olanlar)
Bilgilerin Belgelerde Gösterilmesine İlişkin Yükümlülük 1 Ocak 2014 Tarihinde Yürürlüğe Giriyor. Bu hükme uymayanlar için 2.000 TL idari para cezası kesilir.

4- Defterler Vergi Usul Kanunu’na Uygun Olarak Tutulmaya Devam Edilecek.
Kamu Gözetimi, Muhasebe Ve Denetim Standartları Kurumu Tarafından Belirlenen Şirketler 1/1/2013 Tarihinde Münferit Ve Konsolide Finansal Tablolarının Düzenlenmesinde, Türkiye Muhasebe Standartlarını Uygulamak Zorunda.
Fiziki ortamda tutulan, Yevmiye defteri, Defteri kebir, Envanter defteri, Pay defteri, Yönetim kurulu karar defteri, Genel kurul toplantı defteri ve Müzakere defterinin açılış onayları, kuruluş sırasında ve kullanılmaya başlanmadan önce noter tarafından yapılacak.
Bu defterlerin izleyen faaliyet dönemlerindeki açılış onayları, defterlerin kullanılacağı faaliyet döneminin ilk ayından önceki ayın sonuna kadar (Takvim Yılı olanlar için Aralık sonu) notere yaptırılacak.
Pay defteri ile genel kurul toplantı ve müzakere defteri yeterli yaprakları bulunmak kaydıyla izleyen faaliyet dönemlerinde de açılış onayı yaptırılmaksızın kullanılmaya devam edilebilecek. Ticaret şirketlerinin ticaret siciline tescili sırasında defterlerin açılışı ticaret sicili müdürlükleri tarafından da onaylanabilecek. Sadece Yevmiye Defteri ve Yönetim Kurulu Karar Defterinin kapanış onayı yaptırılması zorunlu. Ticari defterlerin elektronik ortamda tutulması hâlinde bu defterlerin açılışlarında ve yevmiye defteri ile yönetim kurulu karar defterinin kapanışında noter onayı aranmayacak.

5- Ticari Defter Ve Belgeler 10 Yıl Saklanacak
Ticari defterler, envanterler, açılış bilançoları, ara bilançolar, finansal tablolar, yıllık faaliyet raporları, topluluk finansal tabloları ve yıllık faaliyet raporları ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgeleri, Alınan ticari mektuplar, gönderilen ticari mektupların suretleri ve yapılan kayıtların dayandığı belgeler 10 yıl süre ile saklanmak zorunda.
Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir bunu öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.

6- Anonim Ve Limited Şirket Ortakları Belirli Şartlar Altında Şirkete Borçlanabilecek.
30 Haziran 2012 tarihinde Türk Ticaret Kanunu’nun 358 inci maddesinde yapılan değişiklik ile ortakların şirketten borç para alabilmeleri iki temel şarta bağlandı. Birincisi ortak sermaye taahhüdünden doğan vadesi gelmiş borçlarını ödemiş olacak. Diğeri de, şirketin serbest yedek akçelerle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılayacak düzeyde olacak.
Yapılan düzenleme ile, ortakların şirketten borçlanmaları ile ilgili madde yumuşatılarak ancak “serbest yedek akçelerle birlikte kârı geçmiş yıl zararlarını karşılayabilen şirketlerin”  ortaklarına borç verebilmesine imkan sağlanmış oldu.
1 Temmuz 2012 den önce alınan borçların durumuna gelince, bu borçların 3 yıl içerisinde kapatılması şartı kaldırıldı. Buna göre, bu tarihten önce doğan borçlar eski hükümlere göre devam edebilecek.
Diğer taraftan, 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren ortaklara yukarıdaki şartlar oluşmadan borç verenler için geçerli olan cezalarda makul bir seviyeye çekildi.  73 bin TL’ye kadar “adli para cezası” veya bu cezanın ödenmemesi durumunda  , “iki yıla kadar hapis” cezası verilmesi yerine 300 günden az olmamak üzere adli para cezası verilmesi, hüküm altına alındı. Bu ceza da Hakimin takdirine göre günlük en az 20 en fazla 100 TL.
Ancak burada önemli bir ayrıntıyı gözden kaçırmamak gerekir. Yukarıda yer alan tüm açıklamalar yeni Türk Ticaret Kanunu ile ilgili olup ortakların şirketten aldıkları borç paralara Vergi Kanunları gereğince hesaplanması gereken faiz ve faiz üzerinden ödenmesi gereken KDV’yi değiştiren herhangi bir düzenleme söz konusu değil.
1 Temmuz 2012 tarihinden önce doğmuş borçlar yanında Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun öngördüğü hususların gerçekleşmesi şartı ile bu tarihten sonra ortaklara verilmiş borçlar içinde, >Kurumlar Vergisi Kanunu’nun Transfer Fiyatlandırması hükümleri uyarınca günlük adat hesabına göre faiz hesap edilirken, bu faiz tutarı üzerinden ayrıca KDV hesaplanarak beyan edilecek.

7- Pay Sahibi Olmayan Yönetim Kurulu Üyeleri İle Yönetim Kurulu Üyelerinin Pay Sahibi Olmayan Üçüncü Dereceye Kadar Kan Ve Sıhri Hısımlarının Şirkete Nakit Olarak Borçlanmaları Yasaklanmıştır.

8- Anonim Şirket Esas Sözleşmeleri Ve Limited Şirket Sözleşmeleri 1 Temmuz 2013 Tarihine Kadar Kanuna Uygun Hale Getirilecek.

9- Anonim Şirketlere Tanınan Sermayenin ¼ ‘Ünün Kuruluş Anında, Kalan Kısmının İse Yirmi Dört Ayda Ödenmesi İmkânı Limited Şirketlere de Tanınmıştır.

10- Şirketler Ana Sözleşmede Bulunmayan İşleri de Yapabilir.
Eski Kanun uyarınca “Ultra Vires” Kuralı gereği, Limited ve Anonim Şirketler ana sözleşmesinde bulunmayan işleri yaparlarsa işlemler yok hükmünde sayılırdı. Yeni ticaret kanunu bu hükmü kaldırdı.  Şirketler Ana sözleşmede bulunmayan işleri de yapılabilecek. Bu işler Şirketi bağlayacak. Ancak bu işlerden zarar edilmesi durumunda Yönetim Kurulu veya Şirket Müdürü Yönetim Kuruluna veya Ortaklar Kuruluna karşı sorumlu olacak.

11- Belgelerin Bir Örneği Saklanacak
İşletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamayan, Defter onaylarını zamanında yaptırmayan, Defterleri usulüne uygun tutmayan, belgeleri yetkili kurumlara ibraz etmeyen şirketler adına 4.000 TL “idari para cezası” uygulanacak.
Kamuoyunda tartışma konusu olan bu madde değiştirilmemekle birlikte ikincil mevzuatın oluşturulması aşamasında kaygıları giderecek makul bir uygulama biçiminin ortaya konacağı tahmin edilmekte. Ticari Defterlerin Kanuna uygun saklanmaması durumunda ise sorumlular 300 günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılacak.

12- Yönetim Kurulu Tek Kişiden Oluşabilecek.
Eski TTK’ya göre, anonim şirketlerin en az üç kişiden oluşan bir yönetim kurulu bulunması gerekmekteydi.Yönetim kuruluna seçilen bu kişilerin pay sahibi olması zorunlu idi ve pay sahibi olan tüzel kişiler yönetim kuruluna seçilememekte idi. Ancak, tüzel kişinin temsilcisi olan gerçek kişiler yönetim kuruluna seçilebiliyordu. (Eski TTK md. 312)
Yeni TTK’ya göre ise, anonim şirketin, esas sözleşmeyle atanmış veya genel kurul tarafından seçilmiş, bir veya daha fazla kişiden oluşan bir yönetim kurulu bulunacaktır. Yönetim kuruluna seçilebilmek için pay sahibi olunması şartı aranmamaktadır. Ayrıca yönetim kuruluna tüzel kişiler de seçilebilecektir. Ancak, tüzel kişi yönetim kuruluna seçildiği takdirde, tüzel kişiyle birlikte, tüzel kişi adına, tüzel kişi tarafından belirlenen, sadece bir gerçek kişi de tescil ve ilan olunacaktır. Yalnızca, tüzel kişi adına seçilen ve tescil edilen kişi yönetim kuruluna katılabilecek ve oy kullanabilecektir. Yönetim kurulu üyeleri ile tüzel kişi adına tescil edilecek gerçek kişinin tam ehliyetli olması şart olacaktır.
Yeni TTK’nın 623’üncü maddesi ile limited şirketlerde müdürlük ve temsile ilişkin farklı düzenlemelere gidilmiştir. Buna göre, müdür veya müdürler şirket sözleşmesiyle atanacak veya genel kurul kararıyla seçilecektir. Yönetim ve temsil, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilecektir. Ancak, en azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması şarttır.
Vurgulanması gereken bir diğer yenilik, Yeni TTK ile tüzel kişi ortakların müdür olarak seçilmelerine de olanak tanınmıştır. Bu durumda, bu görevi tüzel kişi adına yerine getirecek bir gerçek kişi belirlenecektir.

13- Tüzel Kişi Ortakların Temsilcisi Olan Yönetim Kurulu Üyeleri 1 Ekim 2012 Tarihine Kadar İstifa Edecek Ve Yeni Atamalar yapılacak.

14- Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 8. Maddesi Uyarınca Sözleşmelerden Bileşik Faiz Öngören Hükümler 1 Ekim 2012 Ye Kadar Çıkartılacak.

15- 14 Şubat 2014 Tarihine Kadar Mevcut Sermayeler Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Belirtilen Asgari Sermayelere Yükseltilecek.

16- Her İki Taraf Bakımından Ticari İş Olmayan İşlerde Bileşik Faiz Uygulanamayacağı İçin İşletmelerin Ticari Sözleşmelerini 1 Ekim 2012 Tarihine Kadar Değiştirmeleri Gereklidir.
Eski TTK’da bileşik faiz uygulanması için borçlu bakımından ticari iş olması yeterli iken, Yeni TTK ile her iki taraf bakımından da ticari iş olma şartı getirilmiştir. Eski TTK uyarınca bir tacire tacir olmayan bir vatandaşın para vermesi durumunda bileşik faiz uygulanabiliyorken, Yeni TTK ile bu mümkün olmayacaktır. Her iki taraf da tacir olmak zorundadır. Tacir olmayanlar arasındaki sözleşmelerde buradaki düzenlemeler uygulanmayacaktır.
Yeni TTK, 6095 sayılı Kanun ve 6098 sayılı Borçlar Kanununda faiz ve temerrüt faizine yönelik yapılan düzenlemeler birbiriyle paralellik arz etmektedir. Yeni TTK ile birlikte artık ticari işlerde faizin serbestçe belirlenebilmesi düşüncesi esas olmakla birlikte, bileşik faiz uygulamasının kapsamı daraltılmış olmaktadır. Bileşik faiz, yalnız cari hesaplarla her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerli hale getirilmiştir. Eski TTK’da bileşik faiz uygulanabilmesi için işin borçlu bakımından ticari iş olması yeterli idi.
Sözleşmelerde yapılacak değişiklikler nedeniyle damga vergisi doğmayacaktır. Buna ilişkin düzenlemeye 6103 sayılı Yürürlük Kanununun dokuzuncu maddesinde yer verilmiştir.

17- 9 Ağustos 2012 Tarihinden İtibaren Kâr Payı Avansı Dağıtmak Mümkün.
Şirketlerin kâr payı avansı dağıtabilmeleri için, öncelikle, şirket genel kurulunca kâr payı avansı dağıtılmasına ilişkin karar alınması ve ayrıca kâr payı avansı dağıtılacak hesap döneminde hazırlanan üç, altı veya dokuz aylık ara dönem finansal tablolara göre kâr edilmiş olması gereklidir. Şirket genel kurulunca kâr payı avansı dağıtımına karar verildiği durumda bu kararda aşağıdaki hususlara yer verilir.
– İlgili hesap dönemi sonunda, yıl içinde dağıtılan kâr payı avansını karşılayacak tutarda net dönem kârı oluşmaması durumunda, net dönem kârını aşan kâr payı avanslarının varsa bir önceki yıla ait bilançoda yer alan serbest yedek akçelerden mahsup edileceği, serbest yedek akçe tutarının da dağıtılan kâr payı avanslarını karşılayamaması halinde fazla ödenmiş olan kâr payı avanslarının yönetim kurulu ya da müdürlerin ihtarı üzerine ortaklar tarafından şirkete iade edileceği,
– İlgili hesap dönemi sonunda zarar oluşması durumunda; varsa bir önceki yıla ait bilançoda yer alan genel kanuni yedek akçeler ile serbest yedek akçelerin öncelikle oluşan zararın mahsubunda kullanılacağı, bu akçelerin oluşan zararı karşılayamaması halinde dönem içinde dağıtılan kâr payı avanslarının tamamının yönetim kurulu ya da müdürlerin ihtarı üzerine ortaklar tarafından şirkete iade edileceği,
– Genel kanuni yedek akçeler ile serbest yedek akçelerin, oluşan dönem zararından mahsubu sonrasında bakiye serbest yedek akçe tutarının dağıtılan kâr payı avanslarından indirileceği, indirim işlemi sonucunda dönem içinde dağıtılan kâr payı avansı tutarının bakiye serbest yedek akçe tutarını aşması halinde ise aşan kısmının yönetim kurulu ya da müdürlerin ihtarı üzerine ortaklar tarafından şirkete iade edileceği.
Anonim şirketlerde, genel kurulca bu yönde karar alınabilmesi için sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin toplantıda hazır olması, bu nisabın toplantı süresince korunması ve toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğunun kâr payı avansı dağıtılması yönünde kullanılmış olması, limited şirketlerde ise toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğunun kâr payı avansı dağıtılması yönünde olması gereklidir.
İlgili hesap dönemi öncesinde ödenen kâr payı avanslarının, ilgili olduğu yılın net dönem kârından mahsup edilmesi şarttır. Bu işlem yapılmadan, şirket genel kurulunca kâr payı dağıtılmasına ve kâr payı avansı ödenmesine karar verilemez.
Ortakların sermaye taahhüt borçları dışında şirkete borçlu olmaları halinde söz konusu borç ortağa ödenecek kâr payı avansından mahsup edilecektir.
Genel kurul tarafından kâr payı avansı dağıtılmasına karar verilmesi ve ara dönem finansal tablolara göre de kâr edilmiş olması halinde şirket yönetim organınca, Kâr payı avansı dağıtımına ilişkin rapor hazırlanır ve bu raporda, Kâr payı avansı dağıtımına dayanak oluşturan ara dönem finansal tabloların Kanunun 515’inci maddesinde belirtilen dürüst resim ilkesine uygun olarak hazırlandığı, Dağıtılacak kâr payı avansı tutarının doğru hesaplandığı belirtilir. Yapılan hesaplamalara ve diğer şartların yerine getirilmiş olduğuna dayanak teşkil eden belgeler bu rapora ek yapılır.
Kâr payı avansı tutarları alınan kararı izleyen en geç 6 hafta içerisinde ödenir.
2012 yılına ilişkin hesap döneminde kâr payı avansı dağıtacak şirketler, avans tutarının hesaplanmasında 6762 sayılı Eski Türk Ticaret Kanununa göre düzenlenen bilançoları esas alır. Kâr payı avansı dağıtımına ilişkin düzenlenecek raporda, kâr payı avansı dağıtımına dayanak oluşturan ara dönem bilançosunun gerçeğe uygun olarak düzenlendiği belirtilir.

Avans Kâr Payı Dağıtımında Stopaj
6 nolu Kurumlar Vergisi Tebliğindeki düzenlemelere göre, kurumlar vergisi mükelleflerince avans kar payı dağıtımı yapılması halinde, dağıtılan kar payları üzerinden elde edenin hukuki niteliğine göre vergi kesintisi yapılacaktır. Kesilen vergiler, avans kâr payı dağıtımının yapıldığı aya ait muhtasar beyanname ile beyan edilecektir. Gelir Vergisi Kanunu (GVK) 94-6-b-i bendinde düzenlendiği üzere, tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve gelir vergisinden muaf olanlara dağıtılan kar paylarından stopaj yapılacaktır. Buna göre, tam mükellef kurum ya da Türkiye’de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kar payı elde eden dar mükellef kurumlara yapılacak olan avans kar payı ödemeleri üzerinden vergi kesintisi yapılmayacaktır.
Avans kâr payı dağıtımında kurum ortakları açısından elde etme, kurumun yıllık safi kazancının kesinleşip, kârın nakden veya hesaben dağıtıldığı, diğer bir ifadeyle avansın kâr dağıtım kararı uyarınca dağıtılan kârdan mahsup edildiği tarihte gerçekleşecektir. Şu kadar ki; bu süre, ilgili hesap dönemine ilişkin beyannamenin verilmesi gereken tarihi içeren hesap döneminin sonunu geçemeyecektir. Örneğin, 2012 yılında avans kar payı dağıtımı yapıldığını kabul ettiğimizde, mahsuplaşma işleminin en geç 2013 sonuna kadar yapılması şart olacaktır.
Avans kâr payı dağıtılması halinde, KVK 13’üncü maddede düzenlenen transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükümleri uygulanmayacaktır. Ancak, hesap dönemi itibarıyla zarar doğması veya safi kazancın avans olarak dağıtımı yapılan kârdan düşük çıkması halinde, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükümleri uygulanacaktır.